KÖPRÜ ÇİLESİ ve 3. KÖPRÜ

2/7/2009 (Kategori: CEVRE)


İstanbul köprü çilesini yaşamayan bilmez. Bugün öğle saati 2 saatde Anadolu yakasına geçtim, akşam geri dönmem yine 2 saati buldu. Bu bakımın neden hiç bir önlem almadan, neden 2 yıl daha ertelenerek raylı boğaz geçişi sonrasında yapılmadığını sorgularken 3. köprü bu yıl ihaleye çıkacak haberleri beni yeterince aydınlattı. Bence bu çile İstanbul halkına,  3. köprüye hayır dememesi için illallah dedirtmek için çektirilmekte. Çevreyi mahvedeceği açık, şehrin son ormanlarını da yok edecek 3. köprüye kesinlikle karşıyım.

Her gün milyonun üstünde kişinin çalışmak için yaka değiştirdiği bir şehirde neden Avrupa yakasında yeni işyerleri, Anadolu yakasında da yeni konut alanları yasaklanıp tersi teşvik edilmez. Bir gün boğazın tümünü asfaltla kaplarız bu gidişle! Yazık!

Çoban ve Matematik

30/6/2009 (Kategori: GUNCEL)


İki koyun güdebilen bir çoban olmanın önemi vurgulanmıştı seçim meydanlarında.  Eee tabii çobandan beklenecek matematik bu kadar olur ; teğet ile keseni birbirine karıştırır. Başımıza ne zaman çoban seçmeyi bırakırsak belki o zaman milli gelirimiz 3 yıl geriye gitmeden hesap kitapa başlanabilir!

SGK Gerçekten Birleşti mi?

27/6/2009 (Kategori: ANI)

Sosyal Güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanması ve emeklilik uygulamalarının en üst standartda birleşmesi gerçekten çok önemli idi. Ama çıkan SGK yasası ve SGK bunu gerçekleştirdi mi?

Kocaman bir HAYIR! 3 kurumun; SSK,Emekli Sandığı ve Bağkur birleşen SGK web sitesinde bile sorguları ayrı ayrı yapılıyor. Sistem sizin emekli sandığı primleriniz ile SSK primlerinizi bile otomatik olarak birleştiremiyor. Emeklilik koşulları ve maaşları arasındaki ciddi farklar sürmekte. Yani tam şark işi, göstermelik bir üst kurum söz konusu.

Babamın vefatı nedeniyle yapılan cenaze nakil masraflarını nasıl alacağımız hakkında geçen hafta önce Emekli Sandığı'na oradan SGK'nın eski SSK binasına gönderildim. Orada neredeyse beni bir dövmedikleri kaldı. "Git Emekli Sandığından al.Burada SSK dışındakilere bakmıyoruz." diyen görevliye onlar buraya gönderdi deyince "Git o gönderene o ödesin paranı." diye fırça yedim. Nasıl böyle konuştuklarını sorunca ses daha da yükseldi. Velhasıl 4 adres dolaştıktan sonra bana yapılması gerekeni anlatan bir görevli bulamadım. Daha sonra tanıdıklar aracılığı ile uygulamayı öğrendim.  Meğer ölüm yardımı olarak ödeme yapılacakmış.

Her binası ayrı kurumlara bakan, hiç bir çalışanının bir üst kurum oldukları bilincinde olmadığı , çalışanlara, vatandaşa hizmet yerine fırçalamayı hak sayan bir kurumdan başka ne beklenir ki? Bari bunu başarı diye bize yutturmayın.Öfkeli

Babamı Kaybettik

19/6/2009 (Kategori: ANI)


Benim babam emekli bir subaydı.  Zaman zaman askeri kamplarda annemle babama kısa süreli eşlik ederdim. Geçen hafta Cuma günü başlayan kampa birlikte gittik.  O gün çok güzel geçti hepimiz için. Babam "Cennet gibi bir yer. İyi ki gelmişiz." demişti. Cumartesi sabaha karşı saat dörtde kalp yetmezliği sonucu öksürmeye başladı. Gerek bizim, gerekse yetişen kamp doktorunun çabaları sonuç vermedi ve ilçe hastanesine götürülürken yolda ,annemin omuzunda sonsuz uykuya daldı babam. Pazar günü memleketde toprağa verdik babamı. Sevenleri her yerden gelerek cenazeye katıldı.

Babam 1931 doğumludur. Dedem memleketimizde ilk yeni türkçe öğreten öğretmenlerdendir. Askerlerin pek kitaba ve okumaya düşkün olmadığı o yıllarda babam maaşının önemli bir bölümünü kitaplara ayırıyordu. Bana, abime ve erkek kardeşime okuma sevgisi babamdan geçmiştir. Son ana kadar okumayı sürdürdü. Kampa babam için getirdiğim "Çivisi Çıkmış Dünya" kitabına başlamıştı. Ölümünden sonra baktığımda 30 sayfa okuduğunu gördüm.

55 yıldır evli olduğu annemi çok sever ve onsuz yapamazdı. Ona şiirler yazar, çiçekler alırdı.

Şair yanı çok güçlü olam babam yüzlerce şiire imza atmıştı. Çok sevdiği bacanağının ardından yazdığı bir şiiri aşağıya alıyorum. (HANİ)
"
Hani düğüne gidecektik İzmir'e gençlerin şenliğine
Bir sevgi çemberinde olacaktık birlikte
Hani Dikili'ye gidecektik kurban bayramında
Bülbül seslerini dinleyecektik sabah uyandığımızda

Bahçede çimenler, güller arasında
Hani yazlık yaptırdığın Kepez de
Çamlar arasında Antalya sıcağında memleket davalarını çözecektik bir arada
Akşamları ayın tepsi gibi göründüğü balkonda içkimizi içecektik mehtapta

Hani briç oynayacaktık birbirinden iyi briççiler arasında
Sözünden dönmezdin sen ama ne girdi aramıza
Bizden usandında mı gittin o geri dönülmez diyara
Sensiz yaşamak zindan gibi geliyor insana
"
 
Briç oyununa merakı ileri safhada idi. Arkadaşı ile birlikte hazırladığı ama yayınlayamadığı bir briç kitabı var babamın. Son 6 yılda internet üzerinden briç oynuyordu. Masasında bulduğum notlardan Vietnamlı oyuncu Long Toni ile bile oynadığını anlıyorum. Briç sırasında oyunla ilgili chatleşmek için İngilizce terimler öğrenmeye, onları kaydetmeye başlamıştı. Her seferinde daha sistematik hazırladığı 3 defter vardı. 4. defteri de hazırlamış ama daha başlayamamış.

Babam son 12 yıldır kalbinde Anevrizma taşıyordu. Her ana patlamaya hazır bir bombayı vücudunun içinde taşıyan bir insan. Buna karşın hiç bir zaman hayatdan kopmadı; her zaman bizlere doğru, dürüst , aydın, sorgulayan bir tavır öğütledi. Son zamanlarda ki uygulamalar onu çok çok üzüyordu. Blog sayfama zaman zaman bırkatığı isimsiz yorumlar benim bu konudaki duygu ve görüşlerimi paylaştığını gösteriyor.

Nur içinde yatsın. Anneme, kardeşlerime , yakınlarımıza baş sağlığı diliyorum.

Cinayet Çağrı Merkezi

11/6/2009 (Kategori: DENEME)


"Cinayet Çağrı Merkezini Aradığınız için teşekkür ederiz. Keyfimizin kalitesini artırmak  için bu çağrıyı kaydedip bütün gazetelerde yayınlayacağız.
Annenizi öldürdüyseniz                                 1'e,
Babanızı öldürdüyseniz                                 2'ye,
Hem anne,hem babanızı öldürdüyseniz  3'e,
Karınızı öldürdüyseniz                                    4'e,
Kocanızı öldürdüyseniz                                   5'e,
Tüm ailenizi öldürdüyseniz                           6'ya,
Arkadaşınızı öldürdüyseniz                           7'ye,
Kendinizi öldürdüyseniz                                 8'e,
Cinayet hakkında belgesel yazdıysanız     9'a,
Yakalanmamak istiyorsunuz gerekli işlemler için lütfen 0'a basınız!"

Google

Image Hosted by ImageShack.us Technorati Profile Add to Technorati Favorites